View: session overviewtalk overview
| 09:15 | Çevik Ontoloji Geliştirme 101: Yeniden Kullanım Tabanlı Çevik Bir Ontoloji Geliştirme Yöntemi ABSTRACT. Ontolojilerin bilgisayar bilimleri alanında yaygınlaşmasıyla birlikte, ontoloji geliştirme metodolojilerine yönelik çalışmalar da artmıştır. Genellikle ontoloji geliştirme deneyimlerinden ortaya çıkan bu metodolojiler, geliştirme süreçlerini farklı bakış açılarıyla ele almıştır. Ancak yazılım mühendisliğinde olduğu gibi olgunlaşmış ve kabul görmüş bir süreçten bahsetmek hala mümkün değildir. Bunun yanı sıra ontoloji geliştirme metodolojilerinin çözüm sağlayamadığı yeniden kullanım gibi bazı konular, ontoloji mühendisleri için önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada mevcut yöntemlerin eksiklikleri dikkate alınarak, çevik ve yeniden kullanım tabanlı bir ontoloji geliştirme metodolojisi önerilmiştir. |
| 09:45 | Scaled Agile Software Lifecycle Experience in Automotive PRESENTER: Fatih Öztürk ABSTRACT. The complexity of embedded software in automotive industry is rapidly increasing in accordance with the customer requirements in Advanced Driver Assistance Systems (ADAS). In order to fulfil the emerging requirements, agile scaling frameworks have been adopted to automotive industry. This provided better frequency and predictability of releases in large projects. However, developing safety-critical systems with industry-scale agility is still a big challenge for distributed teams. In this study, we identify the difficulties and key points that we experienced while applying V-model for functional safety in a scaled agile driven global organization. |
| 10:15 | Çevik yöntemlerde büyüklük ölçümü: bağımsız ölçümler mümkün mü? ABSTRACT. Çevik yöntemler, günümüz yazılım sektöründe sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yöntemler, sık aralıklarla çalışan ürün ortaya çıkarmayı ve müşteri talep ve değişiklerine olabildiğince uyum göstermeyi hedefler. Bu durumun bir sonucu olarak, Çevik yöntemlerle geliştirilen yazılım projelerinde, gereksinimlerin detaylı dokümantasyonu ikinci planda kalmış olup; geliştiriciler gereksinimleri daha az detaylı yazma eğilimindedirler. Ancak gereksinimlerin bu şekilde yazılması, işlevsel büyüklük ölçümü, ve büyüklüğe bağlı sistematik efor kestirimi gibi süreçlerin uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada, Scrum pratikleri uygulanarak geliştirilen büyük ölçekli bir teknoloji ve iletişim hizmetleri sağlayıcısına ait bir yazılım projesinde iki farklı ölçer tarafından yapılan işlevsel büyüklük ölçümü deneyimleri aktarılmıştır. Temel olarak, projenin iki ayrı bakış açısından ölçülen işlevsel büyüklük değerlerinin ne kadar değişkenlik gösterdiği ve bu değişikliklerin sebeplerinin irdelenmesi hedeflenmiştir. Projenin fonksiyonel gereksinimleri önce bağımsız bir ölçer tarafından COSMIC Fonksiyonel Büyüklük Ölçüm Yöntemi ile ölçülmüştür. Daha sonra, aynı gereksinimler, projenin teknik ürün yöneticisi tarafından aynı yöntem ile ölçülmüştür. Sözü edilen iki ayrı perspektiften ölçümlerin ardından, bu iki farklı ölçüm sonuçları birbiriyle karşılaştırılmış ve ölçüm değerlerinde oluşan sapmaların olası sebepleri araştırılmıştır. Bu ölçümler ışığında oluşturulan efor kestirim modelinin başarısının da çalışma kapsamında irdelenmesi hedeflenmiştir. |
| 09:15 | Heterojen Veritabanı Yönetim Sistemleri için Bir Tekil Veri Erişim Çerçevesi ABSTRACT. Farklı veri saklama ve sorgulama gereksinimleri için farklı saklama modelleri ve bu modelleri gerçekleyen çok sayıda araç bulunmaktadır. Bu araçlar veri saklama ve sorgulama konusundaki problemler için çözümler sunsa da diğer taraftan farklı araçlarda saklanan verilerin bütünleştirme problemi karşımıza çıkmaktadır. Bu problem için de çeşitli çözümler önerilmiştir. Bu çalışmada literatürde bulunan veri çeşitliliği ve bu veri çeşitliliği ile başa çıkmak için önerilen çözümler sınıflandırılarak incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda yapılan çözümlemeler doğrultusunda veri çeşitliliği problemini çözmek için bir tekil veri erişim çerçevesi sunulmuştur. Bu tekil veri çerçevesinin faydası örnek bir durum senaryosunda gösterilmiştir. |
| 09:45 | Çoklu Veri Saklama Altyapısı ABSTRACT. Komuta Kontrol Bilgi Sistemlerinin (KKBS) öncelikli kullanım alanların- dan biri cari harekâtın takibidir. Cari harekâtın sağlıklı bir şekilde takip edilebil- mesi için KKBS’lerin radar, sensör gibi donanımlar ile bütünleşik çalışabilmeleri gerekmektedir. Entegrasyon sırasında alınan duraksız verilerin (streaming data) KKBS bünyesindeki ilişkisel veri tabanında saklanması, gelen verinin yoğunlu- ğundan dolayı performans kaybına ve sergilemede gecikmelere sebep olabilmek- tedir. Duraksız verilerin saklanması için sütun temelli veri tabanlarının kullanımı daha etkin olsa da, mevcut uygulamanın kullandığı veri yapısının bütünüyle de- ğiştirilmesi kabul edilemez. Çelişen isterlerin olduğu bu gibi durumlarda, çoklu veri saklama altyapıları kullanılarak istere uygun veri saklama yöntemlerinin aynı anda kullanılabileceği değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, HAVELSAN tarafından KKBS’leri veri saklama yönteminden soyutlayacak çoklu bir veri sak- lama altyapısı geliştirilmektedir. Bu makalede, hem ilişkisel veri tabanı hem de geliştirilen çoklu veri saklama altyapısı kullanılarak örnek olay çalışması üzerin- den performans karşılaştırması anlatılmakta ve altyapının kullanılabilirliği tartı- şılmaktadır. |
| 10:15 | Yazılım Mühendisliğinde Büyük Veri Analizi: MEASURE – WEKA PRESENTER: Utku Apaydin ABSTRACT. Günümüzde yazılım mühendisliğinin çözmesi beklenen en önemli sorunlardan bi-risi, zaman baskısı altında kaliteli yazılım ürün ve çözümlerinin hayata geçirilmesi olmaya devam etmektedir. Bu ihtiyaçları karşılamak üzere, yazılım geliştirme yaşam döngüsü içinde üretilen büyük verinin metriklere dönüştürülmesi, ölçülmesi; veri madenciliği ve makine öğrenmesi yöntemleri ile bütünsel olarak gerçek zamanlı veya toplu olarak analiz edilmesine yönelik çalışmalar da hem endüstri hem de akademik dünyada yer bulmaya başlamıştır. Bu çalışma kapsamında, yukarıda sözü edilen yazılım mühendisliği büyük verisinin tek plat-formda toplanması ve ölçüm metriklerinin oluşturulmasını hedefleyen ITEA gi-rişimlerinden MEASURE platformuna makine öğrenmesi yeteneklerinin kazan-dırılmasının ilk aşaması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, MEASURE platformu ve WEKA makine öğrenmesi yazılımı arasındaki entegrasyon işleminin nasıl gerçekleştirildiği ve WEKA yazılımı ile oluşturulan veri analizi sonuçlarının MEASURE platformuna nasıl aktarıldığı açıklanmıştır. Oluşturulan bu yapı sayesinde gelecek araştırmamız kapsamında olan MEASURE platformu üzerin-deki veriler kullanılarak oluşturulacak öngörü modellerini destekleyen bir alt yapı elde edilmiştir. Geliştirilen entegrasyonu doğrulamak amacıyla daha önce yapılan bir gereksinim mühendisliği araştırmasında kullanılan eğitsel veriye çeşitli makine öğrenmesi yöntemleri uygulanmış, öngörü performansları karşılaştırılmış ve bir önceki çalışma ile uyumlu olduğu gözlenmiştir. |
| 09:15 | Agility Assessment (AgilityMod) and Process Capability Assessment (SPICE) Models Field Applications PRESENTER: Damla Yaşar ABSTRACT. Software process maturity assessment and improvement models have been used by many software organizations since the 1990s. The most commonly used models are Capability Maturity Model (CMM) and ISO 15504 / ISO 3300X Software Process Improvement and Ability Assessment (SPICE) Model. There are clear disagreements and discussions about whether Agile software development processes can be improved with these approaches and which of the existing approaches are more suitable for today's organizations. In order to tackle this problem, software process assessments were carried out separately using both ISO 15504 and AgilityMod approaches by the graduate and doctoral students within the scope of CENG515 course of Computer Engineering of İzmir Institute of Technology. After completing a total of five team assessments, the results were analyzed and examinations were conducted on which approaches gave more appropriate results for which organizations. According to the results obtained, for four cases, AgilityMod was found more appropriate for the suitability of the processes and the benefit of the results to the company. It was observed that the companies which found AgilityMod more suitable in four cases were using Agile software development process, whereas one company which found ISO 15504 more suitable was using Waterfall software development process. |
| 09:45 | Türkiye’de DO-178B Uyumlu Yazılım Sertifikasyon Projelerinde Geliştirme Sürecinde Yaşanan Problemler ABSTRACT. Emniyet kritik yazılım geliştirme standartlarından birisi olan DO-178B standardı, aviyonik yazılım geliştirme projelerinde dünya genelinde kabul görmüştür. Türkiye’de milli olarak geliştirilen aviyonik yazılım sayısı her geçen gün artmakta ve daha önceden aviyonik yazılım geliştirme tecrübesi olmayan firmalar da DO-178B uyumlu yazılım geliştirme projelerine dahil olmaktadır. Projelerin DO-178B uyumunu değerlendirmek için, ilgili ülkelerin havacılık otoriteleri tarafından, “Stages of Involment (SOI)” adı verilen değerlendirmeler projenin planlama, geliştirme ve doğrulama gibi çeşitli aşamalarında yapılmaktadır. Bu değerlendirmeler esnasında, bir yardımcı doküman olan Job Aid dokümanı tarafından tanımlanmış soru listeleri kullanılmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizde 2016, 2017 ve 2018 yıllarında içerisinde DO-178B uyumlu çeşitli yazılım geliştirme projeleri kapsamında geliştirme sürecini değerlendirmek üzere yapılmış olan SOI-2 değerlendirmelerinde ortaya çıkan problemler incelenecek ve problemleri önlemeye yönelik öneriler sunulacaktır. |
| 10:15 | Ar- Ge Merkezleri için ISO/IEC 15504 SPICE Temelli Süreç Modelinin ve Yönetim Yazılımının Geliştirilmesi ABSTRACT. Bu çalışmada ülkemizde özellikle yazılım konusunda faaliyet gösteren Ar-Ge merkezlerinin kurumsal süreçlerinin yönetimi ile proje yönetimi, destek ve yazılım mühendisliği süreçlerinin yönetimi için yapılmış bir süreç iyileştirme ve belgelendirme çalışması sunulmuştur. Yapılan çalışmada Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge merkezlerinden beklentileri temel alınarak geliştirilen bir yönetim sistemi yazılımı üzerine Yazılım Süreç Olgunluğu modeli olarak tanımlanan ISO/IEC 15504 TR SPICE gereksinimleri göz önüne alınarak yapılan geliştirmeler ve sağladığı katkılar anlatılmıştır. Yazılım altyapısı sayesinde üretilen dokümanların sayısı ve yapılacak işler azaltılmakta, işlerin takibi kolaylaşmaktadır. Bu alt yapının kuruma sağladığı en önemli katkı SPICE süreçlerinin sürdürülebilir hale gelmesidir. İş ve projelerin yönetimde kullanılan yazılımda, bütün veriler veri tabanında sürekli saklanmaktadır. Bundan dolayı SPICE süreç performans hedeflerinin bu verilere göre tanımlanması, performans hedeflerinin belirlenmesi ve hedeflerden sapmalarda gerekli önleyici faaliyetlerin düzenlenmesi kolaylıkla sağlanmaktadır. Kurumdaki çalışma süreçlerinin performans temelli olarak iyileştirilmesi, çalışanlar tarafından benimsenmesini, hızlı, doğal ve sürdürülebilir bir değişimi de sağlanmaktadır. |
| 11:00 | ERP Projelerinde Efor Kestirimi ABSTRACT. ERP sistemleri işletmelerin temel süreçlerinin çoğunu kapsayan, entegre ve karmaşıklık seviyesi yüksek sistemlerdir. ERP projelerinin en kritik aşamalarından biri de efor kestirimidir. Bu tarz projelerde efor kestiriminin doğru yapılamaması yüzünden; projelerin çoğu, zamanında ve belirlenen bütçe içerisinde bitmemektedir. Yazılım geliştirme projeleri için birçok efor kestirim çalışması olmasına karşın, ERP projeleri için bu alanda yapılmış çalışma sayısı kısıtlıdır. Bu bildiride, ERP projelerini efor kestirim alanında farklılaştıran noktalar ve uygun efor kestirimi için kullanılması gereken parametreler, bu alanda yaptığımız çalışmalarda edindiğimiz tecrübeler ışığında anlatılmıştır. |
| 11:30 | An Analysis of Desired Skills for Software Development Jobs in Turkey Using Text Mining ABSTRACT. Understanding the desired skills in software industry is critical in many aspects, including designing university curricula, organizing trainings, launching online courses, guiding software developers for self-development. To this end, we crawled and analyzed 1,597 job ads from kariyer.net to find our most desired technical and soft skills in Turkish software development industry. Our analysis reveals a substantial demand for experience in SQL, JavaScript and HTML/CSS languages in line with the recent trends worldwide. ASP.NET and MS SQL Server are the dominant web framework and database whose knowledge is need-ed most in job ads according to our dataset. Knowledge on Linux operating sys-tem is the most desired consistent with StackOverflow developer survey 2019 re-sults. Visual Studio is the most desired development environment and .NET is the dominant framework. According to our dataset, experience on only a few software testing tools are sought by employers. The most desired soft skills are team work, communication and analytical/problem solving skills. |
| 12:00 | Bug Neighbourhood Effect on Analysis of Code Smells in Source Codes PRESENTER: Yusuf Günaydın ABSTRACT. Code smells are the indicators of design flaws or problems in source code which require to be resolved to maintain code quality. In the literature, various tools and techniques have been proposed to detect code smells; however, those techniques tend to generate spurious false positive warnings, which do not require an action to be taken. Consequently, further approaches have been developed for identification of actionable alerts among those code smells. Those approaches rely on a naive assumption and each alert that is resolved before the latest revision is assumed as actionable disregarding the priority of it. In this study, we have performed some analysis on alerts that were resolved by the developers and tried to uncover the factors that professional developers use to select code smells. Focusing on the low priority alerts that are resolved, we investigated the other smells located in the same classes(i.e., collocated smells) and observed the tendency of developers to resolve the low priority issues when they co-occur with the high priority ones in the same file. In addition, applying classification algorithms using the features that cover the information about the neighborhoods of an alert, we observed that the accuracy of actionable alert detection significantly increases. |
| 13:30 | Mobil Uygulamalarda Gereksinim Belirlemede Başarıyı Arttıracak Bir Yöntem: Kitap Paylaşım Uygulaması Örneği ABSTRACT. Özet. Akıllı mobil cihazlarının yaygın bir şekilde kullanımı bu cihazlarda çalışacak uygulamaları ön plana çıkarmaktadır. Kullanıcılar istedikleri yerde ve anda erişebili-yor olmalarından dolayı mobil uygulamalara yönelmekte, gün geçtikçe daha fazla tercih etmektedirler. Mobil uygulamalarda gereksinimlerin net bir şekilde belirlenmesi projeleri başarıya götüren en önemli adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirledi-ğimiz gereksinim belirleme yöntemini bu çalışma ile paylaşmadaki amacımız mobil uygulamalarda başarıyı arttırmayı hedefleyen uygulama geliştiricilerine yol göster-mektir. |
| 14:00 | Procedural Generation of Multiple Dungeon Levels Using Software Agents PRESENTER: Kaya Oguz ABSTRACT. Procedural content generation (PCG) is the algorithmic creation of game content. Dungeons are commonly used in role playing games (RPG) as closed and confined areas in which the player, the non-player characters (NPCs), and monsters can interact with the environment and with each other. Structurally, dungeons are made up of rooms of various sizes, connected with corridors that provide a means of exploration and navigation. The rooms have the same base level position and the connectedness of the rooms are limited to the rooms within the level. These levels can be generated by several PCG algorithms. However, software agents are rarely used in this regard. Using software agents helps the identification and isolation of concerns while encapsulating these concerns in discrete entities. It also gives greater control on the generation process. We have two main contributions; we consider the rooms on all levels while creating a dungeon of connected rooms; and we propose a method for the generation of levels using software agents for not discrete, but connected levels of dungeons. |
| 14:30 | Supply Chain Management Using Blockchain PRESENTER: İlayda Cansın Koç ABSTRACT. In this study a supply chain management system was developed using blockchain technology. The system, which may be suitable to environment sensitive data and involves a simple market place, where a smart contract is introduced between the seller and the buyer using ethereum when an order is placed. Upon completion of this contract a dierent smart contract is established between the seller and the ship- ping company. This latter contract involves the shipping conditions such as temperature and humidity of the transport medium. These data are recorded using a sensor system in the container and kept in a private blockchain but are available to all the parties involved. Upon delivery of the goods, the buyers approves payment to the supplier if the conditions set for delivery were complied with. Then the seller approves the payment to the shipper and the le is closed. All the transactions are performed using Ether and the private blockchain assures that the shipper has honoured the conditions set forth in the contract. |
| 13:30 | Test Olgunluk Modelinin (TMMI) Agile ve Test Süreçleri ile Bütünleştirilmesi ABSTRACT. Test Olgunluk Modeli (TMMI) test süreçlerini iyileştirmek için kullanılan belirli seviyeleri olan bir mimari modeldir. Bu yaklaşımı süreçlere entegre etmek proje ve ürün kalitesi üzeirnde olumlu etkileri olmakta, test eforunu da gene par-alel olarak düşürmektedir. Bu pozitif etkilerinin yanında TMMI uygulamak dokümantasyon açısından ağır bir yük getirmektedir. TMMI ve Scrum pratikle-rini bir arada uygulayarak hem test kalitesi arttırılabilir hem de mevcut olan bu doküman maliyeti azaltılabilir. Bu bildiride Agile ve Test pratiklerinin TMMI Seviye – 2 ile entegrasyonu konu alınmıştır. TMMI Seviye – 2 alt adımları olan test politikası, test stratejesi, test planlama, test izleme ve kontrol etme, test tasarım ve test çalışmtırma adımlarının hem scrum pratikleri hem de bazı test pratikleri ile (Risk bazlı test teknikleri, Kullanıcı Senaryo test teknikleri) birlikte kullanılması üzerine çalışma yapılacak-tır. TMMI kapsam yüzde oranlarıda proje sonunda belirtilerek projelere nasıl uyarlanabilineceğinden bahsedilecektir. |
| 14:00 | DO-178B Sertifikasyonuna Uygun Olarak Geliştirilen İnsansız Hava Aracı (İHA) Uçuş Kontrol Bilgisayarı Yazılımının Doğrulama Yaklaşımı ABSTRACT. Bu bildiride, İHA Uçuş Kontrol Bilgisayarına ait yazılımın DO-178B sertifikasyon isterlerine uygun olarak geliştirilen doğrulama yaklaşımı ile bu yaklaşımdan öğrenilmiş dersler sunulmaktadır. Yazılım doğrulama süreci, hava aracının uçuş kontrol bilgisayarının belirlenen gereksinimlere uygun davranış sergilediğini ve beklenmeyen sonuçlar üretmediğini doğrulamak için kullanılan bir süreçtir. Bildiride ilk önce yazılım mimarisi anlatılacak, daha sonra yazılım mimarisine uygun olarak geliştirilen test türlerinden bahsedilecek ve test seviyelerinin farklı parametrelere göre karşılaştırılması yapılacaktır. Sonrasında test durumlarının yönetimi anlatılacak, izlenebilirlik kontrollerinin nasıl yapıldığı belirtilecek, yapısal kapsama analizi konusunda yapılan çalışmalar açıklanacaktır. Son olarak da DO-178B sertifikasyon sürecinden kazanılmış dersler sunulacaktır. |
| 14:30 | Fourier Açılımı Yöntemiyle Mutant Seçimi PRESENTER: Savaş Takan ABSTRACT. Mutasyon analizi, devre ve yazılım testlerinde test takımlarının etkinliğinin ölçülmesinde yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. Buna göre, orijinal model belirli hata varsayımları altında sistematik olarak mutasyona uğratılır ve test durumlarının bu yaratılan mutantların ne kadarını öldürdüğü kontrol edilir. Mutasyon analizinin hesaplama yoğunluğu, özellikle sonlu durum makinalarında olduğu gibi, genellikle mutant sayısının çok fazla olması nedeniyle yüksektir. Mutasyon analizinde her bir mutantın hata kapsama oranı bakımında eşdeğer olduğu varsayılır, ancak durum her zaman böyle değildir. Bu çalışma Boolean işlevlerinin Fourier analizine dayanan bir mutant seçim yöntemi önermektedir. Fourier, işlevin çıkışı üzerinde en fazla etkisi olan geçişleri belirleyerek bu geçişlerle ilgili olan mutantların seçilmesine yardımcı olur. Yöntemin değerlendirmesi için gerekli olan test durumları W yöntemi uyarınca oluşturulmuştur. W yöntemi olası tüm mutantları öldürme yeteneğine sahip olması nedeniyle seçilmiştir. |
| 15:20 | Dağıtık Hizmet Reddi Saldırılarının Tekrarlayan Sinir Ağlarıyla Tespiti ABSTRACT. Saldırı tespit sistemleri için birçok araştırmacı, makine öğrenmesi yöntemlerini kullanıp bu sistemlerin başarı seviyesini arttırmaya çalışmıştır. Bu araştırmada, Dağıtık Hizmet Reddi (DDoS) ataklarının yapay sinir ağları kullanılarak tespit edilmesi üzerine çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada, Tekrarlayan Sinir Ağı (RNN) yapılarının ileri beslemeli sinir ağlarına kıyasla, sıralı saldırı verilerindeki üstünlüğü incelenmiştir. Güncel atak verilerine sahip CICIDS2017 veri seti; Çok Katmanlı Algılayıcılar (MLP), Uzun/Kısa Süreli Bellek (LSTM) ve Kapılı Tekrarlayan Hücre (GRU) ağlarıyla eğitilip test edilmiştir. Çıkan sonuçlara göre RNN’lerin ileri beslemeli ağlara göre, sıralı saldırı verilerinde üstünlüğünü gözükmektedir fakat bu konu üzerine çalışmalar devam etmektedir. |
| 16:05 | JSON Sözdizimli Gerçek Zamanlı İletişim Protokolü PRESENTER: Serkan Ayaz ABSTRACT. IoT, kritik görev yazılımları, kurumsal uygulamalar, mikroservisler vb. alanlarda gerçek zamanlı ve platformdan bağımsız iletişim altyapılarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda TCP protokolünün Unicast, Multicast ve Broadcast tipi iletişim tipleri yetersiz kalmaktadır. Aracı sunucu üzerinden yapılan veri aktarımlarında ağ trafiği azaldığından veri iletim performansı artmaktadır ve aktarılan veriler daha optimum seviyede kullanılmaktadır. Bu çalışmada platformdan bağımsız ağ istemcileri arasında gerçek zamanlı iletişim kurmak için aracı sunucu üzerinden verilerin aktarıldığı metin tabanlı ve JSON sözdizimli JTP (JSON Transmission Protocol) adında yeni bir protokol önerilmektedir. Yapılan çalışmada STOMP, XMPP, RESP ve NATS protokolleri incelenerek protokol boyutları ve algoritma performansı, çerçeve boyutları ve algoritma performansı ve insanlar tarafından okunup kodlanabilme seviyeleri değerlendirilmiştir. İncelenen protokoller ile JTP protokolü, performans testleri yapılarak karşılaştırılmıştır. Yapılan değerlendirme sonucunda JTP’nin diğer alternatiflerine göre daha fazla işlevsel özelliğe sahip olduğu gösterilmiştir. |
| 15:20 | IoT - Smart Contract Rule Based Secure Communication Scheme For Healthcare System-Sağlık Sistemleri için IoT & Akıllı Sözleşme Kuralı Tabanlı Güvenli İletişim Tasarısı PRESENTER: Eda Nur Azin ABSTRACT. Abstract. The Internet of Things (IoT) is a new technology that its expansion increases. One of the using purposes of sensor devices is to monitor patient conditions in a critical area as medical healthcare systems. The integration of medical devices, sensors, applications and humans have critical importance from the point of privacy and correctness and availability of digital services and related data. In this paper, an IoT backbone healthcare system was designed and tested its service availability with against frequent security attack types. Moreo-ver, under proposed solution; a Blockchain based smart contract structure is al-so integrated with IoT systems and behaviors of whole system were tried to simulate by Calvin and Etherium Frameworks. Özet:Nesnelerin İnterneti (IoT) gelişimini sürdüren yeni bir teknolojidir. IoT sensör cihazlarının kullanım amaçlarından biri de kritik bir alan olan tıbbi sağlık sistemlerinde hasta koşullarını izlemektir. Tıbbi cihazların, sensörlerin, uygulamaların ve insanların entegrasyonu, dijital servisler ve ilgili verilerin gizliliği, doğruluğu ve kullanılabilirliği açısından kritik öneme sahiptir. Bu bildiride, IoT tabanlı bir sağlık sistemi yapısı tasarlanmış ve çeşitli saldırı türlerine karşı sistemin kullanılabilirliği test edilmiştir. Ayrıca önerilen çözüm yöntemiyle Blockchain temelli akıllı sözleşme yapısının IoT sistemlerine entegre edilmesiyle tasarlanan sistemin davranışları Calvin ve Etherium Frameworkleri kullanılarak simüle edilmeye çalışılmıştır. |
| 15:50 | 3B Modelleme ve Düzenleme Araçlarının Estetik Cerrahi Alanında Kullanılması ABSTRACT. Günümüzde estetik cerrahi, bireyler tarafından oldukça talep gören bir alan olup, bu alanda yapılan ameliyat sayısı gün geçtikçe hızlı bir şekilde artmaktadır. Çoğunlukla bir rahatsızlık nedeni olmadan sadece güzelleşme amacıyla yapılan bu ameliyatlarda, hem hasta beklentilerinin gerçek olamayacak kadar yüksek olmasından hem de doktorların hasta beklentilerini tam olarak anlayamamasından ötürü hastalar bekledikleri görüntüyü elde edememektedir. Tamamen daha güzel bir görünüme sahip olmak için ameliyat olma riskini göze alan hastalar, ameliyat sonrasında bekledikleri görünümü elde edemediklerinde psikolojik açıdan olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, ameliyat sonrasında oluşabilecek istenmeyen durumları en aza indirgemek amacıyla doktorların burun ameliyatları öncesinde hastaların beklentilerini görselleştirebileceği bir araç geliştirilmiştir. Hastanın biri önden diğeri ise profilden olmak üzere toplam 2 adet 2B fotoğrafından derin öğrenme tabanlı bir algoritma ile 3B yüz modelini oluşturan bu araçta doktorlar, hastaların 3B modelleri üzerinde çeşitli farklı düzenlemeler yapabilmektedir. Geliştirilen uygulamanın kullanılabilirliğini ölçmek amacıyla uygulama, alanında uzman 8 doktor ile test edilmiştir. Testlerden elde edilen sonuçlara göre geliştirilen bu sistemin, burun ameliyatları öncesinde hem hastaların bekledikleri görünümü görselleştirmede hem de doktorların ameliyat sırasında yapabileceği görünümü oluşturmada kullanılabilecek faydalı bir araç olduğu görülmüştür. |