UYMS 2019: ULUSAL YAZıLıM MüHENDISLIğI SEMPOZYUMU 2019
PROGRAM FOR TUESDAY, SEPTEMBER 24TH
Days:
previous day
next day
all days

View: session overviewtalk overview

09:15-10:45 Session 5A: Yazılım Süreç Yönetimi
Chair:
Location: Derslik 0
09:15
Çevik Ontoloji Geliştirme 101: Yeniden Kullanım Tabanlı Çevik Bir Ontoloji Geliştirme Yöntemi

ABSTRACT. Ontolojilerin bilgisayar bilimleri alanında yaygınlaşmasıyla birlikte, ontoloji geliştirme metodolojilerine yönelik çalışmalar da artmıştır. Genellikle ontoloji geliştirme deneyimlerinden ortaya çıkan bu metodolojiler, geliştirme süreçlerini farklı bakış açılarıyla ele almıştır. Ancak yazılım mühendisliğinde olduğu gibi olgunlaşmış ve kabul görmüş bir süreçten bahsetmek hala mümkün değildir. Bunun yanı sıra ontoloji geliştirme metodolojilerinin çözüm sağlayamadığı yeniden kullanım gibi bazı konular, ontoloji mühendisleri için önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada mevcut yöntemlerin eksiklikleri dikkate alınarak, çevik ve yeniden kullanım tabanlı bir ontoloji geliştirme metodolojisi önerilmiştir.

09:45
Scaled Agile Software Lifecycle Experience in Automotive
PRESENTER: Fatih Öztürk

ABSTRACT. The complexity of embedded software in automotive industry is rapidly increasing in accordance with the customer requirements in Advanced Driver Assistance Systems (ADAS). In order to fulfil the emerging requirements, agile scaling frameworks have been adopted to automotive industry. This provided better frequency and predictability of releases in large projects. However, developing safety-critical systems with industry-scale agility is still a big challenge for distributed teams. In this study, we identify the difficulties and key points that we experienced while applying V-model for functional safety in a scaled agile driven global organization.

10:15
Çevik yöntemlerde büyüklük ölçümü: bağımsız ölçümler mümkün mü?

ABSTRACT. Çevik yöntemler, günümüz yazılım sektöründe sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yöntemler, sık aralıklarla çalışan ürün ortaya çıkarmayı ve müşteri talep ve değişiklerine olabildiğince uyum göstermeyi hedefler. Bu durumun bir sonucu olarak, Çevik yöntemlerle geliştirilen yazılım projelerinde, gereksinimlerin detaylı dokümantasyonu ikinci planda kalmış olup; geliştiriciler gereksinimleri daha az detaylı yazma eğilimindedirler. Ancak gereksinimlerin bu şekilde yazılması, işlevsel büyüklük ölçümü, ve büyüklüğe bağlı sistematik efor kestirimi gibi süreçlerin uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada, Scrum pratikleri uygulanarak geliştirilen büyük ölçekli bir teknoloji ve iletişim hizmetleri sağlayıcısına ait bir yazılım projesinde iki farklı ölçer tarafından yapılan işlevsel büyüklük ölçümü deneyimleri aktarılmıştır. Temel olarak, projenin iki ayrı bakış açısından ölçülen işlevsel büyüklük değerlerinin ne kadar değişkenlik gösterdiği ve bu değişikliklerin sebeplerinin irdelenmesi hedeflenmiştir. Projenin fonksiyonel gereksinimleri önce bağımsız bir ölçer tarafından COSMIC Fonksiyonel Büyüklük Ölçüm Yöntemi ile ölçülmüştür. Daha sonra, aynı gereksinimler, projenin teknik ürün yöneticisi tarafından aynı yöntem ile ölçülmüştür. Sözü edilen iki ayrı perspektiften ölçümlerin ardından, bu iki farklı ölçüm sonuçları birbiriyle karşılaştırılmış ve ölçüm değerlerinde oluşan sapmaların olası sebepleri araştırılmıştır. Bu ölçümler ışığında oluşturulan efor kestirim modelinin başarısının da çalışma kapsamında irdelenmesi hedeflenmiştir.

09:15-10:45 Session 5B: Veri Analizi ve Yönetimi
Location: Derslik 2
09:15
Heterojen Veritabanı Yönetim Sistemleri için Bir Tekil Veri Erişim Çerçevesi

ABSTRACT. Farklı veri saklama ve sorgulama gereksinimleri için farklı saklama modelleri ve bu modelleri gerçekleyen çok sayıda araç bulunmaktadır. Bu araçlar veri saklama ve sorgulama konusundaki problemler için çözümler sunsa da diğer taraftan farklı araçlarda saklanan verilerin bütünleştirme problemi karşımıza çıkmaktadır. Bu problem için de çeşitli çözümler önerilmiştir. Bu çalışmada literatürde bulunan veri çeşitliliği ve bu veri çeşitliliği ile başa çıkmak için önerilen çözümler sınıflandırılarak incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda yapılan çözümlemeler doğrultusunda veri çeşitliliği problemini çözmek için bir tekil veri erişim çerçevesi sunulmuştur. Bu tekil veri çerçevesinin faydası örnek bir durum senaryosunda gösterilmiştir.

09:45
Çoklu Veri Saklama Altyapısı

ABSTRACT. Komuta Kontrol Bilgi Sistemlerinin (KKBS) öncelikli kullanım alanların- dan biri cari harekâtın takibidir. Cari harekâtın sağlıklı bir şekilde takip edilebil- mesi için KKBS’lerin radar, sensör gibi donanımlar ile bütünleşik çalışabilmeleri

gerekmektedir. Entegrasyon sırasında alınan duraksız verilerin (streaming data)

KKBS bünyesindeki ilişkisel veri tabanında saklanması, gelen verinin yoğunlu- ğundan dolayı performans kaybına ve sergilemede gecikmelere sebep olabilmek- tedir. Duraksız verilerin saklanması için sütun temelli veri tabanlarının kullanımı

daha etkin olsa da, mevcut uygulamanın kullandığı veri yapısının bütünüyle de- ğiştirilmesi kabul edilemez. Çelişen isterlerin olduğu bu gibi durumlarda, çoklu

veri saklama altyapıları kullanılarak istere uygun veri saklama yöntemlerinin aynı anda kullanılabileceği değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, HAVELSAN

tarafından KKBS’leri veri saklama yönteminden soyutlayacak çoklu bir veri sak- lama altyapısı geliştirilmektedir. Bu makalede, hem ilişkisel veri tabanı hem de

geliştirilen çoklu veri saklama altyapısı kullanılarak örnek olay çalışması üzerin- den performans karşılaştırması anlatılmakta ve altyapının kullanılabilirliği tartı- şılmaktadır.

10:15
Yazılım Mühendisliğinde Büyük Veri Analizi: MEASURE – WEKA
PRESENTER: Utku Apaydin

ABSTRACT. Günümüzde yazılım mühendisliğinin çözmesi beklenen en önemli sorunlardan bi-risi, zaman baskısı altında kaliteli yazılım ürün ve çözümlerinin hayata geçirilmesi olmaya devam etmektedir. Bu ihtiyaçları karşılamak üzere, yazılım geliştirme yaşam döngüsü içinde üretilen büyük verinin metriklere dönüştürülmesi, ölçülmesi; veri madenciliği ve makine öğrenmesi yöntemleri ile bütünsel olarak gerçek zamanlı veya toplu olarak analiz edilmesine yönelik çalışmalar da hem endüstri hem de akademik dünyada yer bulmaya başlamıştır. Bu çalışma kapsamında, yukarıda sözü edilen yazılım mühendisliği büyük verisinin tek plat-formda toplanması ve ölçüm metriklerinin oluşturulmasını hedefleyen ITEA gi-rişimlerinden MEASURE platformuna makine öğrenmesi yeteneklerinin kazan-dırılmasının ilk aşaması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, MEASURE platformu ve WEKA makine öğrenmesi yazılımı arasındaki entegrasyon işleminin nasıl gerçekleştirildiği ve WEKA yazılımı ile oluşturulan veri analizi sonuçlarının MEASURE platformuna nasıl aktarıldığı açıklanmıştır. Oluşturulan bu yapı sayesinde gelecek araştırmamız kapsamında olan MEASURE platformu üzerin-deki veriler kullanılarak oluşturulacak öngörü modellerini destekleyen bir alt yapı elde edilmiştir. Geliştirilen entegrasyonu doğrulamak amacıyla daha önce yapılan bir gereksinim mühendisliği araştırmasında kullanılan eğitsel veriye çeşitli makine öğrenmesi yöntemleri uygulanmış, öngörü performansları karşılaştırılmış ve bir önceki çalışma ile uyumlu olduğu gözlenmiştir.

09:15-10:45 Session 5C: Yazılım Süreç Yönetimi
Location: Derslik 3
09:15
Agility Assessment (AgilityMod) and Process Capability Assessment (SPICE) Models Field Applications
PRESENTER: Damla Yaşar

ABSTRACT. Software process maturity assessment and improvement models have been used by many software organizations since the 1990s. The most commonly used models are Capability Maturity Model (CMM) and ISO 15504 / ISO 3300X Software Process Improvement and Ability Assessment (SPICE) Model. There are clear disagreements and discussions about whether Agile software development processes can be improved with these approaches and which of the existing approaches are more suitable for today's organizations. In order to tackle this problem, software process assessments were carried out separately using both ISO 15504 and AgilityMod approaches by the graduate and doctoral students within the scope of CENG515 course of Computer Engineering of İzmir Institute of Technology. After completing a total of five team assessments, the results were analyzed and examinations were conducted on which approaches gave more appropriate results for which organizations. According to the results obtained, for four cases, AgilityMod was found more appropriate for the suitability of the processes and the benefit of the results to the company. It was observed that the companies which found AgilityMod more suitable in four cases were using Agile software development process, whereas one company which found ISO 15504 more suitable was using Waterfall software development process.

09:45
Türkiye’de DO-178B Uyumlu Yazılım Sertifikasyon Projelerinde Geliştirme Sürecinde Yaşanan Problemler

ABSTRACT. Emniyet kritik yazılım geliştirme standartlarından birisi olan DO-178B standardı, aviyonik yazılım geliştirme projelerinde dünya genelinde kabul görmüştür. Türkiye’de milli olarak geliştirilen aviyonik yazılım sayısı her geçen gün artmakta ve daha önceden aviyonik yazılım geliştirme tecrübesi olmayan firmalar da DO-178B uyumlu yazılım geliştirme projelerine dahil olmaktadır. Projelerin DO-178B uyumunu değerlendirmek için, ilgili ülkelerin havacılık otoriteleri tarafından, “Stages of Involment (SOI)” adı verilen değerlendirmeler projenin planlama, geliştirme ve doğrulama gibi çeşitli aşamalarında yapılmaktadır. Bu değerlendirmeler esnasında, bir yardımcı doküman olan Job Aid dokümanı tarafından tanımlanmış soru listeleri kullanılmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizde 2016, 2017 ve 2018 yıllarında içerisinde DO-178B uyumlu çeşitli yazılım geliştirme projeleri kapsamında geliştirme sürecini değerlendirmek üzere yapılmış olan SOI-2 değerlendirmelerinde ortaya çıkan problemler incelenecek ve problemleri önlemeye yönelik öneriler sunulacaktır.

10:15
Ar- Ge Merkezleri için ISO/IEC 15504 SPICE Temelli Süreç Modelinin ve Yönetim Yazılımının Geliştirilmesi

ABSTRACT. Bu çalışmada ülkemizde özellikle yazılım konusunda faaliyet gösteren Ar-Ge merkezlerinin kurumsal süreçlerinin yönetimi ile proje yönetimi, destek ve yazılım mühendisliği süreçlerinin yönetimi için yapılmış bir süreç iyileştirme ve belgelendirme çalışması sunulmuştur. Yapılan çalışmada Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge merkezlerinden beklentileri temel alınarak geliştirilen bir yönetim sistemi yazılımı üzerine Yazılım Süreç Olgunluğu modeli olarak tanımlanan ISO/IEC 15504 TR SPICE gereksinimleri göz önüne alınarak yapılan geliştirmeler ve sağladığı katkılar anlatılmıştır. Yazılım altyapısı sayesinde üretilen dokümanların sayısı ve yapılacak işler azaltılmakta, işlerin takibi kolaylaşmaktadır. Bu alt yapının kuruma sağladığı en önemli katkı SPICE süreçlerinin sürdürülebilir hale gelmesidir. İş ve projelerin yönetimde kullanılan yazılımda, bütün veriler veri tabanında sürekli saklanmaktadır. Bundan dolayı SPICE süreç performans hedeflerinin bu verilere göre tanımlanması, performans hedeflerinin belirlenmesi ve hedeflerden sapmalarda gerekli önleyici faaliyetlerin düzenlenmesi kolaylıkla sağlanmaktadır. Kurumdaki çalışma süreçlerinin performans temelli olarak iyileştirilmesi, çalışanlar tarafından benimsenmesini, hızlı, doğal ve sürdürülebilir bir değişimi de sağlanmaktadır.

11:00-12:30 Session 6A: Çevik Yazılım Geliştirme - 1
Location: Derslik 0
11:00
The Challenges and Strategies of Managing Distributed Agile Software Teams

ABSTRACT. The core values & principles in the Agile Manifesto [1] were originally considered for co-located teams and face-to-face communication was thought to be the most efficient and effective way of conveying information. However, most of the companies and projects today have several geographically distributed agile teams and this type of team structure started to be a norm rather than a trend because business world does not always enable setting up co-located teams for several reasons. At this point, it is obvious that the benefits of geographically distributed agile teams are not without trade-offs and this is a critical and challenging topic that needs to be addressed carefully in order to adapt the agile principles. Team structures, communication, building trust, time zone and cultural differences, and technical excellence can be considered as the most important challenges that arise for geographically distributed agile teams. Fortunately, these challenges can be addressed and managed effectively via putting the work in by all the individuals.

11:30
Alt Yüklenici Yönetiminde Çevik Bir Yaklaşım Deneyimi

ABSTRACT. Günümüzde yazılım geliştirme projelerinde yaygın olarak kullanılan çevik yöntemler, ihtiyaçları sık değişen projelerdeki başarı oranını artırmaktadır. Yazılım geliştirme projelerinde kullanılan çevik yaklaşımlar, ihtiyaçlar doğrultusunda tek başına veya birden fazla yaklaşımın harmanlanması ile bir arada kullanılabilmektedir. Alt yükleniciler tarafından geliştirilen yazılımlar ya da yazılım bileşenleri kapsamındaki alt yüklenici yönetimi faaliyetlerinin de yazılım geliştirme faaliyetlerini destekleyerek proje başarısına katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Çevik yazılım geliştirme faaliyetlerinin çevik alt yüklenici yönetimi ile desteklenebilmesi adına; bu çalışmada alt yüklenici yönetimi için çevik bir yaklaşım önerilmektedir. Tecrübelerin de paylaşılacağı bu çalışmada, önerilen çevik yaklaşımın uygulanmasının projeye katkıları ve geleceğe dair çalışma önerileri sunulmaktadır.

12:00
Çevik Takımlarda Tasarımsal Boyutuyla (De)Motivasyon Faktörleri

ABSTRACT. Bu çalışma, genelde çevik proje yönetimi ve özelde Scrum’ın temel tasarımsal özellikleri üzerinden, çalışan motivasyonuna etkisi olan faktörleri açığa çıkarmayı hedeflemektedir. Bu amaçla Çevik Yazılım Geliştirme Manifestosu ve Scrum Guide üzerinden yapılan analiz sonucu ortaya çıkan faktörler ve literatür taraması sonucu ulaşılan 16 adet çalışmanın içeriklerinden tasarımsam boyutu ile ilgili olduğu düşünülen faktörler, çevik proje yönetimi için çalışan motivasyonunu etkileyen unsurlar olarak belirlenmiştir. Sonrasında, teori boyutunda belirlenen bu (de)motivasyon faktörleri yarı yapısal görüşmeler yapılarak pratik ile kıyaslanmıştır. Bu çalışma, mevcut çalışmaları derleyerek genel ve özet bir referans olma özelliğindedir. Ayrıca, konuyu sadece tasarım boyutuyla bütünleyici olarak ele alması ile literatüre bir ilk olma özelliği taşır.

11:00-12:30 Session 6B: Deneysel Yazılım Mühendisliği
Location: Derslik 2
11:00
ModelDOC: Entegre ve Katılımcı Elektronik Doküman Yönetim Sistemi

ABSTRACT. Klasik bakış açısına göre doküman insan okuyucu için hazırlanmış yapısal bir bilgi bütünüdür. Öte yandan modern teknolojik bakış açısı ile doküman ağdaki farklı kaynaklardan çeşitli tipteki bilgileri ilişkilendiren ve ayrıca birbiri ile de ilişkili bilgi grubu olarak tanımlanabilir. Ayrıca doküman oluşturmak çoğu zaman farklı birim ve uzmanlıktan kullanıcıların katılımı ve işbirliğini gerektirir. Mevcut doküman yönetim sistemleri çoğunlukla klasik bakış açısını takip ederler. Bu çalışmada modern teknolojik bakış açısı ile geliştirmiş olduğumuz ModelDOC adlı Elektronik Doküman/Belge Yönetim Sistemi (EBYS) tanıtılmaktadır. ModelDOC’un ana unsuru (i) farklı bilgi sistemleri arasında entegrasyon ve (ii) kullanıcılar arası katılımcılığı sağlamasıdır. Bir doküman model-view mantığında ilişkili olduğu tüm bilgileri tutmakta fakat bunlardan bazılarını bir şablon üzerinden insan okuyucuya göstermektedir. Bu sayede dokümanda insan okuyucunun görmediği bilgiler üzerinden indeksleme ve sorgulama imkanı sağlanmaktadır. ModelDOC’un öne çıkan diğer bir özelliği ise sadece modelleme (kodlama-derleme gerektirmeden) yaparak çekirdek EBYS’nin farklı kurumlar için çevrimiçi özelleştirilebilmesidir. Böylelikle form ve şablon tasarımları, raporlama, indeksleme, arama ve sorgulama dinamik olarak yapılabilmektedir.

11:30
Yazılım Mühendisliği Profesyonellerinin Kişisel Öğrenmesi: Türkiye’den bir İnceleme

ABSTRACT. Günümüzde, özellikle makine öğrenmesi, yapay zeka ve bulut bilişim gibi teknolojilerdeki çok hızlı gelişmeler üniversitelerin Bilgisayar Bilimleri, Yazılım Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği ve diğer ilgili bölümlerinden mezun olan-ların yetkinlikleri ile endüstri beklentileri arasında bir yetenek açığı yaratmaya başlamıştır. Üretilen mesleki bilgilerin kullanım ömrünün her geçen gün kısal-ması, bu açığı sürekli büyütmeye devam etmektedir. Bahsedilen teknolojilerin tüm sektörler içerisinde kullanımının gitgide artıyor olmasından dolayı söz konusu açık diğer meslek gurupları için de geçerli hale gelmiştir. Bu nedenle, yüksek öğrenim sonrası yaşam boyu kişisel öğrenme her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye’deki büyük bir Teknoloji ve hizmet sağlayıcısı firma ve ekosistemindeki firmalarda çalışan 166 Bilgi ve İletişim Teknolojileri çalışanı ile kişisel öğrenmeleri konusunda gerçekleştirilmiş olan bir anket ve sonuçları ele alınmıştır. Anket sonucunda katılımcıların kişisel öğrenme sü-reçlerinde hangi mecraları ve içerikleri kullandıkları, yaşadıkları güçlükler ve var olan kısıtları, işyerlerindeki durum ve dramatik teknolojik gelişmelerin sunduğu fırsatlar gibi bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın, üniversitelere, öğrencilere, firmalara ve profesyonellere faydalı bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir.

12:00
Yazılım Uzmanları için Tasarlanmış Dijital Olmayan İş Birliği Oyunu

ABSTRACT. İnsanlık tarihi kadar eski olan dijital olmayan oyunlar bireylerin hayatında özellikle sosyal etkileşimi güçlendirmek adına önemli bir yer tutmaktadır. Kişiler bu oyunlar yardımıyla daha etkin bir biçimde etkileşim kurmakta ve kendilerine verilen görevleri daha hızlı bir biçimde kavrayabilmektedirler. Çevik yazılım geliştirme süreçleri diğer mühendislik disiplinlerinde tanımlanan üretim süreçlerine göre daha fazla sosyal etkileşim içermektedir. Çevik dönüşüm konusunda bir yıldan fazla süredir çalışmalarını sürdüren Huawei Türkiye AR-GE Merkezi bu dönüşümü sağlamak adına yürüttüğü eğitim ve çalıştaylarda dijital olmayan oyunları aktif olarak kullanmaktadır. Bu oyunlar sayesinde yazılım takımlarındaki çevik dönüşüm faaliyetlerinin önemli bir ivme kazandığı gözlemlenmektedir. Huawei Türkiye AR-GE Merkezi bünyesindeki farklı departmanlarda çalışmakta olan kişilerin iş birliği yeteneklerinin artırılması, bilgi paylaşım kabiliyetlerinin iyileştirilmesi ve dolayısıyla yazılım takımlarının sosyal etkileşim becerilerinin artırılması hedeflenmektedir. Bu deneyim bildirisinde belirlenen hedefler doğrultusunda Huawei Türkiye AR-GE Merkezi Kalite ve Operasyon Departmanı tarafından yazılım uzmanlarına özel olarak tasarlanmış (dijital olmayan) bir oyun tanıtılacak ve endüstriyel ortamda edinilen deneyimler paylaşılacaktır.

11:00-12:30 Session 6C: Yazılım Kestirimi
Chair:
Location: Derslik 3
11:00
ERP Projelerinde Efor Kestirimi

ABSTRACT. ERP sistemleri işletmelerin temel süreçlerinin çoğunu kapsayan, entegre ve karmaşıklık seviyesi yüksek sistemlerdir. ERP projelerinin en kritik aşamalarından biri de efor kestirimidir. Bu tarz projelerde efor kestiriminin doğru yapılamaması yüzünden; projelerin çoğu, zamanında ve belirlenen bütçe içerisinde bitmemektedir. Yazılım geliştirme projeleri için birçok efor kestirim çalışması olmasına karşın, ERP projeleri için bu alanda yapılmış çalışma sayısı kısıtlıdır. Bu bildiride, ERP projelerini efor kestirim alanında farklılaştıran noktalar ve uygun efor kestirimi için kullanılması gereken parametreler, bu alanda yaptığımız çalışmalarda edindiğimiz tecrübeler ışığında anlatılmıştır.

11:30
An Analysis of Desired Skills for Software Development Jobs in Turkey Using Text Mining

ABSTRACT. Understanding the desired skills in software industry is critical in many aspects, including designing university curricula, organizing trainings, launching online courses, guiding software developers for self-development. To this end, we crawled and analyzed 1,597 job ads from kariyer.net to find our most desired technical and soft skills in Turkish software development industry. Our analysis reveals a substantial demand for experience in SQL, JavaScript and HTML/CSS languages in line with the recent trends worldwide. ASP.NET and MS SQL Server are the dominant web framework and database whose knowledge is need-ed most in job ads according to our dataset. Knowledge on Linux operating sys-tem is the most desired consistent with StackOverflow developer survey 2019 re-sults. Visual Studio is the most desired development environment and .NET is the dominant framework. According to our dataset, experience on only a few software testing tools are sought by employers. The most desired soft skills are team work, communication and analytical/problem solving skills.

12:00
Bug Neighbourhood Effect on Analysis of Code Smells in Source Codes
PRESENTER: Yusuf Günaydın

ABSTRACT. Code smells are the indicators of design flaws or problems in source code which require to be resolved to maintain code quality. In the literature, various tools and techniques have been proposed to detect code smells; however, those techniques tend to generate spurious false positive warnings, which do not require an action to be taken. Consequently, further approaches have been developed for identification of actionable alerts among those code smells. Those approaches rely on a naive assumption and each alert that is resolved before the latest revision is assumed as actionable disregarding the priority of it. In this study, we have performed some analysis on alerts that were resolved by the developers and tried to uncover the factors that professional developers use to select code smells. Focusing on the low priority alerts that are resolved, we investigated the other smells located in the same classes(i.e., collocated smells) and observed the tendency of developers to resolve the low priority issues when they co-occur with the high priority ones in the same file. In addition, applying classification algorithms using the features that cover the information about the neighborhoods of an alert, we observed that the accuracy of actionable alert detection significantly increases.

13:30-15:00 Session 7A: Yazılım Geliştirme - 1
Location: Derslik 0
13:30
Mobil Uygulamalarda Gereksinim Belirlemede Başarıyı Arttıracak Bir Yöntem: Kitap Paylaşım Uygulaması Örneği

ABSTRACT. Özet. Akıllı mobil cihazlarının yaygın bir şekilde kullanımı bu cihazlarda çalışacak uygulamaları ön plana çıkarmaktadır. Kullanıcılar istedikleri yerde ve anda erişebili-yor olmalarından dolayı mobil uygulamalara yönelmekte, gün geçtikçe daha fazla tercih etmektedirler. Mobil uygulamalarda gereksinimlerin net bir şekilde belirlenmesi projeleri başarıya götüren en önemli adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirledi-ğimiz gereksinim belirleme yöntemini bu çalışma ile paylaşmadaki amacımız mobil uygulamalarda başarıyı arttırmayı hedefleyen uygulama geliştiricilerine yol göster-mektir.

14:00
Procedural Generation of Multiple Dungeon Levels Using Software Agents
PRESENTER: Kaya Oguz

ABSTRACT. Procedural content generation (PCG) is the algorithmic creation of game content. Dungeons are commonly used in role playing games (RPG) as closed and confined areas in which the player, the non-player characters (NPCs), and monsters can interact with the environment and with each other. Structurally, dungeons are made up of rooms of various sizes, connected with corridors that provide a means of exploration and navigation. The rooms have the same base level position and the connectedness of the rooms are limited to the rooms within the level. These levels can be generated by several PCG algorithms. However, software agents are rarely used in this regard. Using software agents helps the identification and isolation of concerns while encapsulating these concerns in discrete entities. It also gives greater control on the generation process. We have two main contributions; we consider the rooms on all levels while creating a dungeon of connected rooms; and we propose a method for the generation of levels using software agents for not discrete, but connected levels of dungeons.

14:30
Supply Chain Management Using Blockchain

ABSTRACT. In this study a supply chain management system was developed using blockchain technology. The system, which may be suitable to environment sensitive data and involves a simple market place, where a smart contract is introduced between the seller and the buyer using ethereum when an order is placed. Upon completion of this contract a dierent smart contract is established between the seller and the ship- ping company. This latter contract involves the shipping conditions such as temperature and humidity of the transport medium. These data are recorded using a sensor system in the container and kept in a private blockchain but are available to all the parties involved. Upon delivery of the goods, the buyers approves payment to the supplier if the conditions set for delivery were complied with. Then the seller approves the payment to the shipper and the le is closed. All the transactions are performed using Ether and the private blockchain assures that the shipper has honoured the conditions set forth in the contract.

13:30-15:00 Session 7B: Lisansüstü Tezler Oturumu - 1
Location: Derslik 2
13:30
Yazılım Proje Yaşam Döngüsü Süreç Metrikleri ile Proje Performanslarının Ölçülmesine Yönelik Model Geliştirilmesi

ABSTRACT. Bu tez çalışmasında sistem ve yazılım projelerinin performanslarını proje yaşam döngüsü süreç metriklerini kullanarak değerlendiren ve bu değerlendirme sonucu bir proje performans başarı puanı hesaplayan bir model araştırılmıştır. Gerçekleştirilen çalışma kapsamında proje hedeflerini başarı ile tamamlayan ve tamamlamayan projelerin özellikleri incelenmiş ve bir projenin başarısına etki eden faktörler belirlenmiştir. Bir projenin başarı ile tamamlanması projenin sözleşmesinde belirtilen kapsam, süre, bütçe ve işgücü hedeflerinin başarılması anlamına gelmektedir. Başarılı projelerin geçmiş süreç performans verileri toplanarak süreç kontrol kartları kullanılarak süreç performans dayanakları oluşturulmuştur. Yeni başlayan projenin belirli aşamalarında alınan süreç ölçümleri süreç kontrol kartları yardımı ile değerlendirilmiş, sürecin kontrol altında olup olmadığı kararı verilmiştir. Ayrıca süreç metriklerine Analitik Hiyerarşi Süreci ile ağırlık verilmiştir. Ölçülen süreç metrik değeri ile o metriğe ait ağırlık katsayısının çarpılmasının ardından normalizasyon işlemi yapılarak proje performans başarı puanını hesaplanmaktadır.

14:15
Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) Yazılımı Geliştirme İçin Alana Özgü Bir Olgunluk Modeli

ABSTRACT. Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), işletmelerde mal ve hizmet üretimi için gereken işgücü, makine, malzeme gibi kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan bütünleşik yönetim sistemi olarak isimlendirilebilir. ERP çözümleri tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır; bununla birlikte, kaliteli ERP ürünleri geliştirme, ihtiyaca uygun ürünü seçme ve başarılı şekilde yerleştirme, çoğu zaman nitelikli kılavuzluk gerektirmektedir. Olgunluk modelleri, özellikle son on yılda ve çeşitli iş alanlarında, kurumların ürün/hizmet sağlama süreçlerini değerlendirmek ve iyileştirmek için bir kılavuz olarak önerilmektedir. Örneğin, Capability Maturity Model Integration (CMMI), yazılım geliştirme ve satın alma için bu kılavuzluğu sağlayan bir olgunluk modelidir. Yaptığımız literatür taraması sonucunda, ERP uygulama ve ERP seçimi için başarı faktörleri veya olgunluk modeli öneren çalışmaların varlığına rağmen, ERP geliştirme için olgunluk modeli bulunmadığı dikkatimizi çekmiştir. ERP geliştirme, üst yönetimi sürece dahil etme, çok hızlı değişen müşteri ihtiyaçları, iş süreçlerine bağlı devamlı özelleştirme gibi özellikleri içeren doğası gereği, CMMI ile ortak noktada buluşmakta zorlanmaktadır. Diğer yandan, mevcut çevik olgunluk modelleri, ERP başarı kriterlerine göre özelleştirilmemiştir. Bu çalışma ile ERP geliştirme için, CMMI modelini ve çevik prensipleri de temel alarak alana özgü bir olgunluk modelinin önerilmesi hedeflenmektedir. Önerilen model öncelikle alan uzmanları tarafından gözden geçirilerek doğrulanacak ve ardından, ERP yazılımı geliştiren birden fazla birimde uygulanarak doğruluğu gerçek projeler üzerinde sınanacaktır.

13:30-15:00 Session 7C: Yazılım Test Mühendisliği - 4
Location: Derslik 3
13:30
Test Olgunluk Modelinin (TMMI) Agile ve Test Süreçleri ile Bütünleştirilmesi

ABSTRACT. Test Olgunluk Modeli (TMMI) test süreçlerini iyileştirmek için kullanılan belirli seviyeleri olan bir mimari modeldir. Bu yaklaşımı süreçlere entegre etmek proje ve ürün kalitesi üzeirnde olumlu etkileri olmakta, test eforunu da gene par-alel olarak düşürmektedir. Bu pozitif etkilerinin yanında TMMI uygulamak dokümantasyon açısından ağır bir yük getirmektedir. TMMI ve Scrum pratikle-rini bir arada uygulayarak hem test kalitesi arttırılabilir hem de mevcut olan bu doküman maliyeti azaltılabilir.

Bu bildiride Agile ve Test pratiklerinin TMMI Seviye – 2 ile entegrasyonu konu alınmıştır. TMMI Seviye – 2 alt adımları olan test politikası, test stratejesi, test planlama, test izleme ve kontrol etme, test tasarım ve test çalışmtırma adımlarının hem scrum pratikleri hem de bazı test pratikleri ile (Risk bazlı test teknikleri, Kullanıcı Senaryo test teknikleri) birlikte kullanılması üzerine çalışma yapılacak-tır. TMMI kapsam yüzde oranlarıda proje sonunda belirtilerek projelere nasıl uyarlanabilineceğinden bahsedilecektir.

14:00
DO-178B Sertifikasyonuna Uygun Olarak Geliştirilen İnsansız Hava Aracı (İHA) Uçuş Kontrol Bilgisayarı Yazılımının Doğrulama Yaklaşımı

ABSTRACT. Bu bildiride, İHA Uçuş Kontrol Bilgisayarına ait yazılımın DO-178B sertifikasyon isterlerine uygun olarak geliştirilen doğrulama yaklaşımı ile bu yaklaşımdan öğrenilmiş dersler sunulmaktadır. Yazılım doğrulama süreci, hava aracının uçuş kontrol bilgisayarının belirlenen gereksinimlere uygun davranış sergilediğini ve beklenmeyen sonuçlar üretmediğini doğrulamak için kullanılan bir süreçtir. Bildiride ilk önce yazılım mimarisi anlatılacak, daha sonra yazılım mimarisine uygun olarak geliştirilen test türlerinden bahsedilecek ve test seviyelerinin farklı parametrelere göre karşılaştırılması yapılacaktır. Sonrasında test durumlarının yönetimi anlatılacak, izlenebilirlik kontrollerinin nasıl yapıldığı belirtilecek, yapısal kapsama analizi konusunda yapılan çalışmalar açıklanacaktır. Son olarak da DO-178B sertifikasyon sürecinden kazanılmış dersler sunulacaktır.

14:30
Fourier Açılımı Yöntemiyle Mutant Seçimi
PRESENTER: Savaş Takan

ABSTRACT. Mutasyon analizi, devre ve yazılım testlerinde test takımlarının etkinliğinin ölçülmesinde yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. Buna göre, orijinal model belirli hata varsayımları altında sistematik olarak mutasyona uğratılır ve test durumlarının bu yaratılan mutantların ne kadarını öldürdüğü kontrol edilir. Mutasyon analizinin hesaplama yoğunluğu, özellikle sonlu durum makinalarında olduğu gibi, genellikle mutant sayısının çok fazla olması nedeniyle yüksektir. Mutasyon analizinde her bir mutantın hata kapsama oranı bakımında eşdeğer olduğu varsayılır, ancak durum her zaman böyle değildir. Bu çalışma Boolean işlevlerinin Fourier analizine dayanan bir mutant seçim yöntemi önermektedir. Fourier, işlevin çıkışı üzerinde en fazla etkisi olan geçişleri belirleyerek bu geçişlerle ilgili olan mutantların seçilmesine yardımcı olur. Yöntemin değerlendirmesi için gerekli olan test durumları W yöntemi uyarınca oluşturulmuştur. W yöntemi olası tüm mutantları öldürme yeteneğine sahip olması nedeniyle seçilmiştir.

13:30-15:00 Session 7D: Sağlık için Yazılım Mühendisliği - 2
Location: Derslik 4
13:30
Anti-Social: Bireylerin Sosyal Medya Bağımlılığını Azaltmak Amacıyla Düşünülmüş Bir Ciddi Oyun

ABSTRACT. Günümüzde, teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesinden dolayı dijital marketlerde kişilerin kullanımına sunulan çok sayıda mobil uygulama bulunmaktadır. Farklı amaçlar doğrultusunda geliştirilen bu uygulamaların indirilme oranına ve kullanım sıklığına bakıldığında; Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya uygulamalarının, diğer uygulamalara göre daha çok indirildiği ve kullanıldığı ortaya çıkmaktadır. Kullanıcıların bu uygulamaları hangi sıklıkta kullandığı detaylı bir şekilde incelendiğinde ise, sosyal medya uygulamalarının birçok kişide bağımlılık yarattığı ve bu bağımlılığın kişileri hem fiziksel hem de psikolojik açıdan olumsuz bir şekilde etkilediği gözlemlenmiştir. Bu tip olumsuzlukları engelleyerek kişilerin yaşam kalitesini düşüren bu etkenleri ortadan kaldırmak, toplumlarda hem fiziksel hem de zihinsel bakımdan daha sağlıklı bireylerin yaşamasında ve yetişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu kapsam doğrultusunda bu çalışma, kişilerin sosyal medya bağımlılığını düşürmeyi amaçlayan bir ciddi oyun tasarlamayı hedeflemektedir. Android işletim sistemi içeren telefonlar ve tabletler için tasarlanan bu oyun, kişilerin sosyal medya kullanımlarını takip ederek sosyal medya uygulamalarını kullanmadıkları her an için kişilere farklı tiplerde ödüller vermektedir. Geliştirilen bu oyunun kişiler üzerindeki etkisini anlayabilmek için oyun, yaşları 21 ile 26 arasında olan 5 kişi ile 4 hafta boyunca test edilmiştir. Testlerden elde edilen sonuçlara göre, tasarlanan ciddi oyunun sunmuş olduğu ödül mekanizması sayesinde kişilerin ilgisi çekilerek sosyal medya kullanımının azaldığı gözlemlenmiştir.

14:00
Medikal Uygulama Geliştirme (MUGE) Platformu

ABSTRACT. Sağlık alanında dijital dönüşüme uyumlu platform/servis/cihaz geliştirmek için dikkate alınması gereken çok sayıda parametre vardır. Güvenlik ve operasyonellik bunların başında gelmektedir. Bu tür platform, servis veya cihazların, insan sağlığı ve çevre üzerinde hayati etkileri olacağı için, hataya sebebiyet verme ve operasyon dışı kalma olasılıklarının olabilecek en düşük seviyeye getirilmesi öncelikli, hatta zorunludur. Bu zorunluluktan dolayı, altyapılar için üretilen yazılımlar, son kullanıcının genel veya hususi kullanımına açılmadan önce çok sıkı denetimlerden geçmektedir. Bu denetimlerde, sağlık alanında takip edilmesi gereken kullanıcı arayüzü standartları, pazardaki mevcut ürünlerle birlikte çalışabilirliği sağlayacak iletişim standartlarına uyumluluk aranmaktadır. Dijital dönüşüme uyumlu sağlık aktörlerinin olmazsa olmazı olan birlikte çalışabilirlik esasının, hataya sebebiyet vermeme, etkin ve doğru çalışma, veri güvenliğini garantileme, geriye dönük kanıt sağlayabilme, operasyonel ve iletişimde kalabilme vb. gibi geniş bir spektruma izdüşümü bulunmaktadır. Dijitalleşmenin ve kanıta dayalı tıbbın bir sonucu olarak birbirleriyle yoğun iletişimde olması gereken, yani, birlikte çalışabilirlik ilkesini sağlaması beklenen bu yazılımlar, ortak fonksiyonaliteler içermektedir. Bu motivasyonla, bu bağlamdaki yazılımların geliştiricilerine, hız kazandıracak ve eforlarını doğru odaklayarak verecekleri katkıyı maksimuma çıkaracak ve geliştirme süreçlerine denetimli bağlam sınırı getirecek mimari bir çatı önerilmektedir. Bu çatı ile, farklı platformların geliştirme süreçlerinde kanıtlanmış bir mimariyi sağlık bağlamıyla buluşturarak, tekrar edilecek geliştirme eforunu minimuma indirgeyen, kod yeniden kullanımını destekleyerek, hatalı birim üretme olasılığını düşüren, sıkça kullanılan katmanlı yapısı sayesinde ayrışmış, hedefli ve ek yetenekler için rahatlıkla genişleyebilen bir geliştirme platformu sağlanması kurgulanmıştır.

14:30
Sağlık Bilgi Sistemi ve Teknolojisi Olgunluk Faktörleri

ABSTRACT. Dinamik, değişken ve çok-disiplinli süreçlerin hâkim olduğu sağlık alanında hizmet süreçlerinin kalitesi ve verimliliği, bu süreçleri destekleyen bilgi sistemi ve teknolojisi (BST) olgunluğundan doğrudan etkilenmektedir. Literatürde sağlık BST olgunluğunu değerlendirmek veya güvence etmek için önerilmiş çok sayıda model yer alsa da yaygın kabul görmüş bir model bulunmamaktadır. Bu bildiride, bahsedilen çalışmalarda münferit olarak önerilmiş 48 adet Sağlık BST Olgunluk Modelinden hareketle, sağlık alanında BST olgunluğunu değerlendirmeye yönelik faktörler çıkarılmış ve Temellendirilmiş Kuram metodolojisiyle sınıflandırılmıştır. Bu bildiri ile önerilen sınıflandırma ve olgunluk faktörleri, sağlık BST olgunluğu üzerine çalışan araştırmacılara ve pratisyenlere, yapacakları deneysel çalışmalarda referans olabilir. Gelecek çalışmalarda, bu bildiride sunulan faktörlerin, sağlık kurumlarının BST olgunluğunu anlamak için yapılacak bir ankete temel olarak kullanılması planlanmaktadır.

15:20-16:50 Session 8A: Yazılım Mimarileri
Location: Derslik 0
15:20
Mikroservis Mimari ile Geliştirilmiş bir Uygulamanın Mevcut Çoklu Uygulama Portföyüne Entegre Edilmesi

ABSTRACT. Sağlık, finans, telekomünikasyon gibi servis kalitesinin her zaman en üst seviyede olması gereken sektörlerde faaliyet gösteren kurumların bilişim sistemleri yeterli erişilebilirlik olgunluğunu 7/24 sergilemelidir. Bu uygulamaların, erişilebilirlik seviyesinin yanında fonksiyonel ve regülatif anlamda da sürekli güncel kalmaları gerekmektedir. Her ne kadar bu güncellemeler sürüm planlama süreçleri işletilerek yönetilse de, genellikle monolitik mimari üzerine inşa edilmiş miras uygulamalarda devreye alım sonrasında öngörülemeyen sorunlarla karşılaşılmakta ve kullanıcıya hizmet sağlanan canlı sistemlerde servis kesintileri görülebilmektedir. Bu çalışma kapsamında Türk Telekom’un kesintisiz devreye alımları sağlamak için iç müşterinin kullanımına sunduğu ve ilk defa mikroservis mimarinin yanı sıra davranış güdümlü geliştirme yönteminin de kullanıldığı bir projenin kurum envanterine dâhil edilmesi ve mevcut süreçlere entegrasyonu özetlenmiştir.

15:50
Büyük Ölçekli Ve Kullanımda Olan Projelerde Ana Mimari Değişiklikleri

ABSTRACT. Büyük ölçekli ve kullanıcı sayısı fazla olan canlı yazılım projelerinde teknolojik değişimler başta olmak üzere maliyetlerin azaltılması, ciddi hataların çözümü, ek fonksiyonel istekler gibi birçok nedenlerle büyük mimari değişikliklere ihtiyaç olabilir. Canlı sistemi bozmadan ve kullanıcı alışkanlıklarını değiştirmeden bu büyük değişikliklerin ve yeniliklerin sisteme eklenmesi büyük bir ihtiyaçtır. Bu çalışma büyük ölçekli bir yazılım projesinin birçok modülünde kullanılan Coğrafi Bilgi Sistemleri altyapısının daha teknolojik kütüphaneler kullanılarak değiştirilmesini ve geliştirilmesini adım adım sunar. Sonuç olarak modüller hangi geliştirimin aktif olduğunu bilmeden arayüzler üzerinden CBS kabiliyetlerine erişebilmekte ve ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir.

16:20
Dağıtık Sistemlerin İzlenmesi İçin Bir Yazılım Mimarisi Önerisi

ABSTRACT. Dağıtık ve karmaşık sistemlerde anormal bir durum gözlemlendikten sonra anormal duruma müdahale edilmektedir. Günümüzde dağıtık sistemlerin belirlenen metriklere göre gerçek zamanlı olarak izlenmesi ve olası sistem anomalilerinin önceden tespit edilmesi araştırmacıların ilgilendiği önemli konulardır. Bu bildiride Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde geliştirilen, su üstü ve su altı platformlarında kullanılan dağıtık sistemlerin izlenmesi için önerilen yazılım mimarisi çözümü anlatılmaktadır. Bu çalışma kapsamında dağıtık sistemin gerçek zamanlı olarak izlenebilmesini sağlayan bir veri analitiği platformu geliştirilmiştir. Dağıtık sistemde oluşan ve oluşması muhtemel anormal durumlar bu veri analitiği platformu ile tespit edilip incelenmektedir. Bu sayede dağıtık sistem ağındaki makinelerin anormal durumlardan en düşük derecede etkilenmesi ya da etkilenmemesi sağlanabilecektir.

15:20-16:50 Session 8B: Lisansüstü Tezler Oturumu - 2
Location: Derslik 2
15:20
Dağıtık Hizmet Reddi Saldırılarının Tekrarlayan Sinir Ağlarıyla Tespiti

ABSTRACT. Saldırı tespit sistemleri için birçok araştırmacı, makine öğrenmesi yöntemlerini kullanıp bu sistemlerin başarı seviyesini arttırmaya çalışmıştır. Bu araştırmada, Dağıtık Hizmet Reddi (DDoS) ataklarının yapay sinir ağları kullanılarak tespit edilmesi üzerine çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada, Tekrarlayan Sinir Ağı (RNN) yapılarının ileri beslemeli sinir ağlarına kıyasla, sıralı saldırı verilerindeki üstünlüğü incelenmiştir. Güncel atak verilerine sahip CICIDS2017 veri seti; Çok Katmanlı Algılayıcılar (MLP), Uzun/Kısa Süreli Bellek (LSTM) ve Kapılı Tekrarlayan Hücre (GRU) ağlarıyla eğitilip test edilmiştir. Çıkan sonuçlara göre RNN’lerin ileri beslemeli ağlara göre, sıralı saldırı verilerinde üstünlüğünü gözükmektedir fakat bu konu üzerine çalışmalar devam etmektedir.

16:05
JSON Sözdizimli Gerçek Zamanlı İletişim Protokolü
PRESENTER: Serkan Ayaz

ABSTRACT. IoT, kritik görev yazılımları, kurumsal uygulamalar, mikroservisler vb. alanlarda gerçek zamanlı ve platformdan bağımsız iletişim altyapılarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda TCP protokolünün Unicast, Multicast ve Broadcast tipi iletişim tipleri yetersiz kalmaktadır. Aracı sunucu üzerinden yapılan veri aktarımlarında ağ trafiği azaldığından veri iletim performansı artmaktadır ve aktarılan veriler daha optimum seviyede kullanılmaktadır. Bu çalışmada platformdan bağımsız ağ istemcileri arasında gerçek zamanlı iletişim kurmak için aracı sunucu üzerinden verilerin aktarıldığı metin tabanlı ve JSON sözdizimli JTP (JSON Transmission Protocol) adında yeni bir protokol önerilmektedir. Yapılan çalışmada STOMP, XMPP, RESP ve NATS protokolleri incelenerek protokol boyutları ve algoritma performansı, çerçeve boyutları ve algoritma performansı ve insanlar tarafından okunup kodlanabilme seviyeleri değerlendirilmiştir. İncelenen protokoller ile JTP protokolü, performans testleri yapılarak karşılaştırılmıştır. Yapılan değerlendirme sonucunda JTP’nin diğer alternatiflerine göre daha fazla işlevsel özelliğe sahip olduğu gösterilmiştir.

15:20-16:50 Session 8C: Sponsor Sunumları
Location: Derslik 3
15:20
Yazılımınız Ne Kadar Sağlam?
15:20-16:20 Session 8D: Sağlık için Yazılım Mühendisliği - 3
Location: Derslik 4
15:20
IoT - Smart Contract Rule Based Secure Communication Scheme For Healthcare System-Sağlık Sistemleri için IoT & Akıllı Sözleşme Kuralı Tabanlı Güvenli İletişim Tasarısı
PRESENTER: Eda Nur Azin

ABSTRACT. Abstract. The Internet of Things (IoT) is a new technology that its expansion increases. One of the using purposes of sensor devices is to monitor patient conditions in a critical area as medical healthcare systems. The integration of medical devices, sensors, applications and humans have critical importance from the point of privacy and correctness and availability of digital services and related data. In this paper, an IoT backbone healthcare system was designed and tested its service availability with against frequent security attack types. Moreo-ver, under proposed solution; a Blockchain based smart contract structure is al-so integrated with IoT systems and behaviors of whole system were tried to simulate by Calvin and Etherium Frameworks.

Özet:Nesnelerin İnterneti (IoT) gelişimini sürdüren yeni bir teknolojidir. IoT sensör cihazlarının kullanım amaçlarından biri de kritik bir alan olan tıbbi sağlık sistemlerinde hasta koşullarını izlemektir. Tıbbi cihazların, sensörlerin, uygulamaların ve insanların entegrasyonu, dijital servisler ve ilgili verilerin gizliliği, doğruluğu ve kullanılabilirliği açısından kritik öneme sahiptir. Bu bildiride, IoT tabanlı bir sağlık sistemi yapısı tasarlanmış ve çeşitli saldırı türlerine karşı sistemin kullanılabilirliği test edilmiştir. Ayrıca önerilen çözüm yöntemiyle Blockchain temelli akıllı sözleşme yapısının IoT sistemlerine entegre edilmesiyle tasarlanan sistemin davranışları Calvin ve Etherium Frameworkleri kullanılarak simüle edilmeye çalışılmıştır.

15:50
3B Modelleme ve Düzenleme Araçlarının Estetik Cerrahi Alanında Kullanılması

ABSTRACT. Günümüzde estetik cerrahi, bireyler tarafından oldukça talep gören bir alan olup, bu alanda yapılan ameliyat sayısı gün geçtikçe hızlı bir şekilde artmaktadır. Çoğunlukla bir rahatsızlık nedeni olmadan sadece güzelleşme amacıyla yapılan bu ameliyatlarda, hem hasta beklentilerinin gerçek olamayacak kadar yüksek olmasından hem de doktorların hasta beklentilerini tam olarak anlayamamasından ötürü hastalar bekledikleri görüntüyü elde edememektedir. Tamamen daha güzel bir görünüme sahip olmak için ameliyat olma riskini göze alan hastalar, ameliyat sonrasında bekledikleri görünümü elde edemediklerinde psikolojik açıdan olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, ameliyat sonrasında oluşabilecek istenmeyen durumları en aza indirgemek amacıyla doktorların burun ameliyatları öncesinde hastaların beklentilerini görselleştirebileceği bir araç geliştirilmiştir. Hastanın biri önden diğeri ise profilden olmak üzere toplam 2 adet 2B fotoğrafından derin öğrenme tabanlı bir algoritma ile 3B yüz modelini oluşturan bu araçta doktorlar, hastaların 3B modelleri üzerinde çeşitli farklı düzenlemeler yapabilmektedir. Geliştirilen uygulamanın kullanılabilirliğini ölçmek amacıyla uygulama, alanında uzman 8 doktor ile test edilmiştir. Testlerden elde edilen sonuçlara göre geliştirilen bu sistemin, burun ameliyatları öncesinde hem hastaların bekledikleri görünümü görselleştirmede hem de doktorların ameliyat sırasında yapabileceği görünümü oluşturmada kullanılabilecek faydalı bir araç olduğu görülmüştür.